Norveç'te hafta sonları ve tatiller dağdaki kabinde geçirilir. Heim Hytter, bu geleneği daha genç ve pratik bir kuşak için yeniden kurgulayan bir kabin üreticisi. Markanın lansman planı basitti: iki demo kabin inşa edilecek, fotoğraflanacak ve satışa çıkacaktı. Pandemi bu planı bozunca ekip başka bir yol denedi.
Mimarlık değil, endüstriyel tasarım işi
Heim Hytter'ı 2019'da üç çocukluk arkadaşı kurmuş: Richard, Marius ve Leo Bøe. Bøe 2017'de endüstriyel tasarım yüksek lisansını bitirip ambalajdan spor ekipmanına uzanan işler yapan kendi danışmanlığını kurmuş. Ofisi paylaştığı Richard'la boş zamanlarında iş fikri üretirken bir boşluk görmüşler: Norveç'te çapraz lamine ahşap üretimi başlamak üzereymiş.
Ekip kendini mimar olarak tanımlamıyor. Gerekçeleri teknik: bu malzemeye göre tasarım yapmak, üretimi ekonomik kılmak için endüstriyel tasarım becerisi istiyor. Malzeme fabrikada üretiliyor; ham kereste hattın başında planyalanıp çapraz yapıştırılarak 16 x 3,4 metreye kadar elemanlara dönüşüyor ve hassas CNC tezgahlarıyla formatlanıyor.
Splitkon fabrikasıyla bir yılı aşkın süre çalışıp bu üretim tesisine uygun bir konstrüksiyon sistemi tasarlamışlar. Sonuçta, çoğunlukla aynı temel parçalarla farklı kabin oran ve biçimlerine yapılandırılabilen, taşıyıcı sistemi yeniden hesaplamayı gerektirmeyen bir sistem çıkmış. Bu da ön üretim ve üretim maliyetini yaklaşık yarı yarıya düşürmüş.
Modelleme tarafında SOLIDWORKS kullanıyorlar. Bøe bunun mimarlık için en hızlı CAD yazılımı olmayabileceğini kabul ediyor; ama montaj ve konfigürasyon yetenekleri ile fabrikanın makinelerinin okuyabildiği formatlarda çıktı verebilmesi, ciddi bir zaman ve para kazancı sağlıyor. Mutfak gibi özel tasarlanan ürünlerin imalat çizimleri de aynı yerden çıkıyor.

Pandemi planı bozunca
KeyShot ekipte zaten kullanılıyormuş: her büyük tasarım turundan sonra görsel ve animasyon alıyorlar, ölçüleri insan gözünden değerlendirmek için canlı VR kullanıyorlarmış. Ama bunlar iç değerlendirme için basit stüdyo render'larıydı.
Nisan 2020'de başlayacak inşaat riskli hale gelince, potansiyel alıcıyı ikna edecek fotogerçekçi görsellere ihtiyaç doğmuş. Önce arazinin 3D taranmış ortamlarını denemişler, sonuç alamamışlar. Çözüm, üç dönümlük arsayı ve çevresindeki araziyi sıfırdan yeniden kurmak olmuş.
İki ay SOLIDWORKS ve KeyShot çalışmasının sonunda ortaya çıkan sahne, ekibin bugüne kadar kurduğu en büyük sahne:
- 3,8 milyardan fazla üçgen
- 250 kamera ve 40 VR kamerası
- 130 ışık, 50 ortam
- Bütün kapı ve çekmeceleri açıp kapatan animasyonlar
Sonuçta Veggli'de ilk iki kabinin inşa edileceği araziyi ve kabinin içinde bulunma deneyimini dijital olarak yeniden üretmişler. Bugün web sitesindeki ve sosyal medyadaki tüm görseller bu sahneden çıkıyor.

Görselden sanal tura
Ekip sahneyi Thinglink ile birleştirip müşterilerin gezebildiği bir sanal kabin turuna dönüştürmüş. Tur masaüstünde ve mobilde 3D panorama olarak, isteyene tam VR deneyimi olarak açılıyor. Bøe bunu ileride geliştirmeye devam edecekleri bir özellik olarak tanımlıyor.
Kazanç yalnızca satış tarafında kalmamış. Bøe, rakiplerinin çoğunun geliştirme, satış ve pazarlamada render kullandığını ama hiçbirinin KeyShot kullanmadığını söylüyor; render'ın estetik karakteri markanın kendi kimliğini kurmasına yardım etmiş. Yüksek kaliteli görseller ayrıca daha iyi iş ortakları çekmelerini ve tedarikçilerle daha iyi anlaşmalar yapmalarını sağlamış.

Türkiye'deki bir üretici için ne anlama geliyor?
Prefabrik yapı, konteyner ofis, bungalov ve modüler mutfak üreten firmalar aynı sorunu yaşıyor: örnek yapı olmadan satış yapmak zor, örnek yapı ise pahalı ve tek bir konfigürasyonu temsil ediyor.
Heim Hytter'ın yaklaşımı bu hesabı değiştiriyor. Konstrüksiyon sistemi zaten CAD'de kurulu olduğu için, farklı konfigürasyonlar aynı parça kütüphanesinden türetiliyor ve her biri ayrı bir sahne olarak sunulabiliyor. Araziyi ve çevreyi de sahneye eklediğinizde müşteri yapıyı boşlukta değil, kurulacağı yerde görüyor. Örnek yapı yatırımını tek bir konfigürasyona harcamak yerine, katalogdaki her seçeneği gösterebilir hale geliyorsunuz.


